Adalet mülkün temelidir! Mülk derken sadece maddi varlıklar temel alınmamalıdır. Çünkü, hemen adaletsizliğe ışık yakılmış olur. Mülk olgusunu geniş anlamda kavramak gerek ve maddi varlıkların yanına manevi varlık ve olgularda dahil edilmelidir. Adalet söylemi ile onur ve şeref gibi değerler bunlardandır. Ahlak ve kültür aynı kapsamda yer alması gerekenlerdendir. Yaşamı belirleyen unsurlar yaşamdan ayrı düşünülemez.
- Adaletin yaşamın giysisi olduğu metaforu: bireyin onurunu ve toplumun özgürlüğünü koruyan temel değer.
- Adaletin evrenselliği: çalışan–işsiz, yargılayan–yargılanan, ev hanımı–vatandaş; herkes için kaçınılmaz gereklilik.
- Yaşamın kendisi dirençtir; bu nedenle adalet, direncin en meşru zemini.
- Gerçeklerin ışığında doğruları savunmak, gerçek anlamda var olmaktır.
- Büyür hasretin içimde koşar adım
- Kızgın güneşler de solar akşamın kollarında
- Tüm canlar besler ölümleri tenleriyle
- Ve bir yürek çoğalır inadına bölündükçe
- Kanı karışır denize günbatımının,
- Bu en kızıl giysileridir ön akşamın.
- Gölgesiz ayak izleri düşer sulara güneşin…
- Geceden payıma şafak düşerse kabulümdür!
Gelişme
Kanı karışır denize günbatımının,
Bu en kızıl giysileridir ön akşamın.
Gölgesiz ayak izleri düşer sulara güneşin…
Geceden payıma şafak düşerse kabulümdür!
- Küresel Karanlık ve Bilimin Aydınlığı
- Gerici yönetimlerin küreyi kuşatması.
- Karanlığın karşıtını yaratma zorunluluğu.
- İnsanlığın görevi: vahşeti silmek, bilimin ışığına tutunmak.
- İnançların önde geleni; doğruya, güzele ve gerçeğe inanmaktır.
- Adaletin Sokaklara Düşüşü
- Soruşturmadan “evet” diyenlerin ülke çatısını yıkması.
- Halkın adaleti sokakta aramak zorunda kalışı.
- Bu sürecin toplumsal güveni ve kurumları çökertmesi.
- Adalet uygulandığı sürece eller üstünde olur, uygulanmaz ise, ayakların altına düşer!
- Devlet Gücü ve Fren–Denge Mekanizmaları
- Devletin güç yoğunlaşmasının örgütlü biçimi oluşu.
- Demokratik yapılarda bu gücün yasalar ve kurumlarla dağıtılması.
- Fren, denge ve denetim mekanizmalarının yurttaşı koruyan işlevi.
- Farkındalıkla farklılıkların farkında olma birlikteliği, güç yoğunlaşmasını engeller.
- Cumhuriyet ve Laiklik
- Cumhuriyetin “kimsesizlerin kimsesi” oluşu.
- Laikliğin onurlu ve özgür yaşamın güvencesi.
- Adaletin her zaman ve herkes için gerekli oluşu.
- Adaleti tüm varlıklar için isteme insaniliği ve yaşam paylaşımcılığı.
- Öz yönetimin veya doğrudan yönetime katılımın olabildiğince gerçekleştirilmesi.
- Laiklik tüm inançların güvencesidir!
Sonuç
- Adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil, yaşamın kendisinin giysisidir.
- Karanlıklar koyulaştıkça şafağa yaklaşan insanlık, bilimin ışığında vahşeti silmekle yükümlüdür.
- Yaşamın şafağı gelmesi beklenen değil, gelmesi için katkı sunulan ve çaba harcanandır.
- Fren, denge ve denetim mekanizmaları işletilmediğinde, adalet sokaklara düşer; işletildiğinde ise cumhuriyet ve laiklik, özgür yaşamın teminatı olur.
- Özgürlüğün her dakikası, yaşamın en değerli hazinesidir.
- Bilimin susturulduğu yerde, gelecek yetim kalır.
- Adaletin çalındığı yerde özgürlük yetim kalır.
- Bilimden çalmak, insanlığın ortak vicdanını yaralamaktır.
- Hak gaspı, toplumun vicdanından çalınan en ağır hırsızlıktır.
- Gerçeği yok saymak, aklı çalmaktır.
- Yaşamdan çalmak, evrenin vicdanını yaralamaktır.
- Bilimden çalınan hakikat, toplumun geleceğini karartır.
- Laiklik, farklılıkların varlık güvencesidir.
- Varlığın hakkı, yaşamın nefesidir.
Özgürlük her koşulda bağımsızlık; yaratıcılık ve üretkenliktir…
Kızgın güneşler de solar akşamın kollarında
Tüm canlar besler ölümleri tenleriyle
Ve bir yürek çoğalır inadına bölündükçe