Bu ma­ka­le­yi yaz­ma­ya karar ver­dik­ten sonra sü­rek­li bir cümle ifade eden bir me­lo­di­yi tek­rar­la­dım. Köy Ens­ti­tü­le­rin­de kul­la­nı­lan bir müzik ki­ta­bın­da bu­lun­ca ha­fı­za­ma te­şek­kür ettim. Kur­tu­luş Sa­va­şın­dan sonra bu şiir ya­zıl­mış ol­ma­lı. Müzik ders ki­ta­bı 1950 yı­lın­da bi­ri­ne he­di­ye edil­miş.

Vatan Marşı
BAŞKA bir aşk is­te­mez,
aş­kın­la çar­par kal­bi­miz.
Ey vatan göz­yaş­la­rın din­sin,
ye­tiş­tik çünkü biz. A.​Yekta

Aşk iki sev­gi­li ara­sın­da olur­sa, başka bir aşk is­te­mez. Yal­nız sev­gi­li­ye du­yu­lan aşk ye­ter­li­dir.
Ama yan­lış yola giden başka bir yola git­me­li. Bir çözüm öne­ri­si prob­le­mi çöz­me­ye kâfi gel­mez­se, başka bir çare ara­ma­lı.
Bir­bi­ri­ne uyan seb­ze­ler­le pi­şi­ri­len yemek türlü olur. Gönül de­ği­şik­lik ister, her gün aynı ye­me­ği yemek bık­tı­rır.
Gü­nü­müz­de Tür­ki­ye’de ve Av­ru­pa’da in­san­lar aynı ya­pıl­ma­ya ça­lı­şı­lı­yor. Dü­şün­ce, dav­ra­nış, iman se­çim­de iki ola­nak su­nu­lu­yor. Siyah ve beyaz, benim ta­ra­fım­da ol­ma­yan kar­şım­da­dır, düş­man­dır şek­lin­de top­lum ku­tup­la­ra ay­rı­lı­yor.
Diğer renk­ler ol­ma­say­dı gök­ku­şa­ğı bu kadar güzel ol­maz­dı.
Sağcı ekst­rem, ay­rım­cı, dış­la­yı­cı Al­man­ya için Al­ter­na­tif par­ti­si (AfD) po­li­ti­ka­da diğer kitle par­ti­le­ri de yö­nün­den sars­tı. Seç­men kay­bet­me kor­ku­su sos­yal par­ti­le­rin de sağa kay­ma­la­rı­na sebep oldu.
Bütün Av­ru­pa Bir­li­ği üye ül­ke­ler­de ben­zer par­ti­le­rin oluş­ma­sı çocuk ve to­run­la­rı­mı­zın ge­le­ce­ği için ol­duk­ça en­di­şe ve­ri­yor.
Irk­çı­lık göç ve sı­ğın­ma­cı so­ru­nuy­la tek­rar hort­la­tıl­dı. Adı, dini, cilt rengi başka ola­nın de­ğe­ri az ola­rak gö­rü­lü­yor.
Gö­rü­nü­şü, inan­cı, yaşam tarzı, dü­şün­ce­si başka olan­la­ra karşı ta­ham­mül edil­mi­yor, adeta savaş açı­lı­yor ve nes­nel tar­tış­ma müm­kün ol­mu­yor.
Sos­yal dev­let, yal­nız üstün beyaz sı­nı­fa hiz­met et­me­li, diye dü­şün­mü­yor açık­ça söy­lü­yor­lar.
AfD parti yö­ne­ti­min­de önde gelen Björn Höcke, eya­let seçim kam­pan­ya­sın­da özür­lü öğ­ren­ci­le­rin nor­mal sı­nıf­lar­da ders gör­me­si­ni ha­ta­lı bul­du­ğu­nu ve uyum pro­je­si­nin kal­dı­rıl­ma­sı­nı ön­gö­ren ko­nuş­ma­lar yaptı.
Ame­ri­ka Baş­ka­nı Do­nald Trump bir uçak ka­za­sın­dan sonra ye­te­nek­siz, özür­lü bi­ri­le­ri işe alın­dı­ğı için kaza ol­muş­tur, di­ye­rek açık­la­dı.
Beyaz, zeki in­san­lar ye­te­nek­li­dir, dün­ya­da her şeyi be­ce­re­bi­lir­ler, man­tı­ğıy­la ha­re­ket eden elit bir sınıf ya­ra­tıl­mak is­te­ni­yor. Böy­le­ce top­lum­da sorun üre­ti­yor ve düş­ma­na karşı seçim ka­zan­mak amacı gü­dü­lü­yor.
Prof.​Dr.​Ber­tolt Meyer, Başka (An­ders) baş­lı­ğıy­la yaz­dı­ğı ki­tap­ta so­run­la­rı sı­ra­lar­ken, çözüm öne­ri­le­ri de su­nu­yor.
Mo­dern Rö­ne­sans ve Re­form ça­ğın­dan sonra duy­gu­sal değil, man­tık­la karar verme yo­lun­da in­san­lık eği­til­di.
Bu yön­tem­le olay­la­rı, top­lum­da ge­liş­me es­na­sın­da bi­re­yin ruh­sal yönü ihmâl edil­di, ge­liş­ti­ril­me­di.
Ken­di­si­ni üstün gören in­sa­nın psi­ko­lo­jik yö­nü­nü an­la­ma­dan, ırkçı tu­tu­mu­nu rica ede­rek de­ğiş­tir­mek müm­kün de­ğil­dir.
Kin, nef­ret ve dış­la­ma se­bep­le­ri­ni ruh­sal yön­den in­ce­le­mek, araş­tır­mak­ta geç ka­lın­dı. Ama çok geç sa­yıl­maz, hemen il­ko­kul­dan baş­la­ya­rak Psi­ko­lo­ji ders­le­ri kon­ma­lı­dır.
Ber­tolt Meyer sol kolu dir­sek­ten iti­ba­ren elsiz do­ğu­yor. Bu ne­den­le kendi de­ne­yim­le­riy­le özür­lü in­san­la­rın top­lum­da uğ­ra­dı­ğı ay­rım­cı­lı­ğı ruh­sal yöne ağır­lık ve­re­rek ör­nek­ler­le izah edi­yor.
Ber­tolt Bey 1977 yı­lın­da Ham­burg’da dün­ya­ya geldi. Yük­se­ko­kul Öğ­re­tim Üyesi, psi­ko­log, yazar aynı za­man­da mo­de­ra­tör.
Dok­to­ra ça­lış­ma­sı­nı Çe­şit­li­lik üze­ri­ne ya­pı­yor. Ba­şar­dı­ğı için diğer özür­lü ve öteki ya­pı­lan in­san­la­ra ce­sa­ret ver­mek is­ti­yor. Karar veren, ya­sa­la­rı yapan po­li­ti­ka­cı­la­ra da­nış­ma ni­te­li­ğin­de ça­lış­ma­la­rı­na karşı 2024 yı­lın­da ödüle lâyık gö­rül­dü.
Önem­li bir ko­nu­da karar ver­mek için bir masa et­ra­fın­da beş kişi top­lan­mış. Hepsi beyaz, yük­sek tah­sil­li, orta yaşlı, erkek ve Ka­to­lik mez­he­bi­ne men­sup. Ala­cak­la­rı karar üst ta­ba­ka sınıf için isa­bet­li­dir.
Hal­bu­ki genç yaşlı, kadın erkek, ko­nuy­la il­gi­li uzman, göç kö­ken­li çe­şit­li ni­te­li­ği olan eki­bin ala­ca­ğı karar top­lu­mun ço­ğun­lu­ğu­na hitap eder ve daha fay­da­lı olur.
Göç ve göç­men ol­ma­sa bir ül­ke­de de­ği­şim olmaz. İkinci Pay­la­şım Sa­va­şın­dan sonra ül­ke­ye gelen göç­men­le­rin kat­kı­sı ol­ma­say­dı, Al­man­ya bu­gün­kü re­fa­hı­na eri­şe­mez­di. Tür­ki­ye’den gelen ilk nes­lin ço­cuk­la­rı Uğur Şahin ve Özlem Tü­re­ci pan­de­mi es­na­sın­da aşıyı bul­du­lar. Göç­men ço­cuk­la­rın ba­şa­rı­la­rı daha fazla gö­rü­lür hale ge­ti­ri­lip, rol model ol­ma­la­rı sağ­lan­ma­lı­dır, diyor Ber­tolt Meyer ki­ta­bın­da.
Psi­ko­lo­ji bi­li­mi top­lum­da ku­tup­laş­ma­yı en­gel­le­me­ye hiz­met eder. Biz ve öteki ya­pı­lan­lar sos­yal ya­şam­da sı­nıf­la­ra ay­rı­lır, biz de­ğer­li­yiz, öte­ki­ler de­ğer­li de­ğil­dir inan­cı­na karşı gelir.
İyi ni­yet­li söz ve dav­ra­nış­lar da öteki ya­pı­lan­la­rı ren­ci­de eder, üze­bi­lir. Yazar okula baş­la­ya­na kadar özür­lü ol­du­ğu­nu fark etmez. Okula ilk baş­la­dı­ğı gün öğ­ret­me­ni sı­nı­fa Ber­tolt’un bir eli ol­ma­dı­ğı­nı söy­ler.
Bu dav­ra­nış ve sö­züy­le sı­nı­fa aidi­yet duy­gu­su ze­de­len­miş, ki 42 yıl sonra bu ki­ta­bı ya­zar­ken bile unu­ta­ma­mış.
Psi­ko­log, suni takma elin tek­no­lo­jiy­le bir­lik­te ge­liş­me­si­ni yıl­la­ra göre izah edi­yor.
Son ola­rak 2024 yılı ya­pı­mı kul­lan­dı­ğı el, diğer do­ğuş­tan sağ­lık­lı elin yap­tı­ğı bütün ha­re­ket­le­ri ya­pa­bi­li­yor.
Bu ma­ka­le­yi oku­yan oku­yu­cu­la­rın her­han­gi bir ya­kı­nı, ta­nı­dı­ğı özür­lüy­se, bu kitap araş­tır­ma­yı teş­vik edi­yor.
Özür­lü in­san­la­ra acıma duy­gu­la­rıy­la yak­la­şıp, on­la­rı ba­ğım­lı yap­ma­dan, yar­dı­ma ih­ti­ya­cı olup ol­ma­dı­ğı so­rul­ma­lı­dır.
Takma eliy­le et ye­mek­le­rin­de ken­di­si bıçak kul­la­na­bil­di­ği halde, gar­so­nun bu işi ön­ce­den yap­ma­sı doğru değil, sor­ma­sı ge­re­kir­di.
İnsan­la­rın ruh­sal dün­ya­sı­nı an­la­ma­ya ça­lış­mak, psi­ko­lo­ji bil­gi­siy­le müm­kün­dür. Daha fazla em­pa­ti top­lu­mu bir­leş­ti­rir. Rahat ve barış için­de ya­şa­mak için zo­run­lu­dur. Karar ve­rir­ken, man­tık ve duy­gu­sal ve­ri­le­ri uyum­lu kul­lan­ma­lı.
Bu kitap dü­şün­me­yi öne­ri­yor ve ce­sa­ret ve­ri­yor, birey ken­di­si­ne şu so­ru­la­rı sor­ma­lı­dır. Ben kimim, ön yar­gı­lı dav­ra­nı­yor muyum, barış ve uyum­lu top­lum için birey ola­rak ne ya­pa­bi­li­rim?
Bir ül­ke­nin ge­liş­miş ol­ma­sı özür­lü, öteki ya­pı­lan va­tan­daş­la­rın, emek­li­le­rin in­san­ca ya­şa­ma­sıy­la öl­çü­lür. Çe­şit­li­lik top­lu­mu, ül­ke­yi zen­gin­leş­ti­rir.

Hoşça kalın!

Kay­nak ola­rak kul­lan­dı­ğım bu ba­şu­cu ki­ta­bı­nı öteki yapan ve öteki ya­pı­lan her­ke­se tav­si­ye edi­yo­rum:
Ber­tolt Meyer, An­ders, Ulls­te­in Buch­ver­la­ge, Ber­lin, 2025

ISBN 978-3-550-20413-5

Şiir alın­tı:
Köy Ens­ti­tü­le­rin­de Müzik Eği­tim Kı­la­vu­zu, sayfa 204