Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Gezi Davası'nda tutuklanan TİP Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği tahliye kararını tanıman Yargıtay 3. Dairesi, kararı veren AYM üyeleri hakkında da suç duyurusunda bulundu.

Didim Emek ve Demokrasi Platformu da yaptığı basın açıklamasıyla Yargıtay, kararına tepki gösterdi. Didim Kent Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklaması Platform adına Haydar Pınarbaşı tarafından yapıldı. Pınarbaşı açıklamasında “Ülkemizde özellikle son yıllarda AKP iktidarı eliyle bir darbe yaşanıyor. Daha önceden beraber el ele yürüdüklerinin çıkarları gereği birbirlerinden ayrıldıktan sonra 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı. Şimdi de Yargıtay kararı.. Dünkü sınır tanımayan, hukuk tanımayan açıklamaları ve anayasa mahkemesi üyelerine suç duyurunda bulunmaları açık bir şekilde faşizmin ilanı anlamına gelmektedir. Yıllardır, tek adam rejiminin niyet edilmesine yönelik olarak yasanın, yönetmenin ve yargının tümünün tek adama bağlandığı bir süreci yaşıyor. Hiçbir mahkeme talimatsız iş yapmıyor. Hiçbir bakan talimat almadan görevini yerine getirmiyor. Devletin hiçbir resmi kuruluşu talimatsız çalışmıyor. Böyle bir durumda ne hukuktan, ne adaletten ne de demokrasiden bahsedilebilir.

Hava sıcaklıkları artacak Hava sıcaklıkları artacak

KHHH-1

MÜCADELEMİZ HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇETİN OLACAKTIR

Bu sadece Can Atalay’ın ya da bir milletvekilinin sorunu değil. Bu sadece muhalif olan gazetecilerin sorunu değil. Artık bugün herkesin sorunu.. Ben hiçbir şeye karışmadan yaşıyorum diyenlerin bile sorunu.. Gereksiz olarak yargılanabileceği bir faşizmin yaşandığı gündür. Bu nedenle buna göstereceğimiz tepki, buna karşı vereceğimiz mücadele her zamankinden daha farklı, her zamankinden daha çetin olacaktır. Ancak şunu bilmeliler ki bu ülke hakları ne faşizme, ne gericiliğe hiçbir zaman teslim olmadı. Demokrasilerde, yasa yapanlar, bu yasaları yürütmeye sokanlar, yasaların doğruluğu ya da yanlışlığı ya da uygulamalarının yanlışları üzerinde yargı ortamları vardır. Bunların kuvvetler ayrılığını sağlamadığınız zaman, yani yasa yapan bir meclisin olmadığı zaman ki bugün meclisten söz etmek söz konusu değildir. Mecliste, artık yasa yapanların bağımsızlığından yasa yapanların kendi görüşlerinden ya da demokratlıklarından söz etmek mümkün değildir. Orada, katilleri korunmasından mı istersiniz? Uyuşturucu kaçaklarının dışarıya salınmasının istersiniz. Sivas'ta katliama katılanların bağışlanmasının istersiniz. Halkın zararına çalışanlar artık orada görmek istemiyoruz.

12 EYLÜL FAŞİZMİN ÇOK KATLARCA ÜZERİNDEDİR

Bugün demokrasi talebiyle adalet talebi ile hukuk talebiyle alanlardayız. Bugün Türkiye'nin dört bir yanında hem hukukçular hem demokratik kitle örgütleri buna haykırarak devam ediyorlar. Yasama, yürütme ve yargı kesinlikle birbirinden ayrılarak bağımsız bir duruma getirilmemelidir. Yargıtay’ın bu tutumu karşısında çok tuhaftır ki 12 Eylül faşist cuntasının anayasasına asla sarılan insanlar olmadık. Asla onları onaylayanlar olmadık. Biz, 12 Eylül faşist cuntasının anayasasına bile karşı çıkarken bugün AKP iktidarı eliyle 12 Eylül faşizmine artık böyle ne olacak diye bilemediğimiz bir durumla karşı karşıyayız. Bugünkü yaşanan faşizm, 12 Eylül faşizmin çok katlarca üzerindedir. O dönemde de faşizme karşı omuz omuza durduk. Bugün de faşizme karşı omuz omuza duracağız.

platform (6)

DEMOKRATİK BİR ANAYASA İSTİYORUZ

Cumhurbaşkanı konuyla ilgili görüşünü belirtirken, yeni bir anayasadan söz ederek, bu sorunların bir anayasayla çözülmesi gerektiğini söylemiş. Şimdi defalarca anayasaya yönelik olarak değişiklik yapacaksınız. İşinize geldiği zaman yargı kararıdır biz karışmıyoruz diyeceksiniz. İşinize gelmediği zaman başka şeyler yapacaksınız. Bu alandaki herkes ve Türkiye halklarının %80’inden fazlası yeni bir anayasa istiyoruz. Hiç kimsenin, bir kökeninden dolayı, inançlarından dolayı, cinsiyetinden dolayı ekonomik durumundan dolayı, ötekileştirilmediği, herkesin özgür, eşit, demokratik bir şekilde kendini ifade edebildiği gerçekten demokratik bir anayasa istiyoruz.  Bunu da gerçekleştireceğiz.

platform (5)

MÜCADELE VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ!

Üzerimize çökertilmek istenen karanlığı hep birlikte dağıtacağız. Bizleri talebi, hukukun, adaletin, demokrasinin gerçekleşmesidir. Bizler bu nedenle bugün alanlardayız. Bundan sonra bu uygulama devam ettiği sürece bu tür faşizm uygulamaları devam ettiği sürece de sokakta olmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Seçim öncesinde hemen sonrasında seçilmiş belediye başkanlarının görevinden alınması ve hukuksuz bir şekilde kayyum atanması da bunların yani bu dönem için başlangıç durumuydu. Çünkü bu anayasa bile bizim taleplerimizi, ihtiyaçlarımızı karşılayacak Türkiye halklarının ihtiyaçlarını karşılayacak bir anayasa değil de evet, biliyorum. Eşitlikten, özgürlükten yana bir anayasa, demokratik bir anayasa istiyoruz. Bütün siyasi partilerle bütün çevrelerle görüşülerek herkesin kendisini içerisinde bulabildiği bir anayasa mutlaka gerçekleştirilmeli. Biz bunun için mücadele vereceğiz.” ifadelerine yer verdi.

HABER : ELİF DİKBAŞ 

platform (7)

platform (8)

platform (4)