Bir isyan çöreklenir öfkenin aynasına;
Eser yanık rüzgâr, şahlanır kavruk fırtına.
Tekinsiz sürgünlere tutunur umut özlemle,
Erişilmez gül olur açılır dal uçlarında!
Sorun varlıklar temelinde ele alındığında; barınma, beslenme ve korunma, güven ortamının olmazsa olmazlarıdır. Güvence, objenin varlık sürdürümünü güvenle ve huzur içinde sağlamak iken; güvence, güven ortamının sürdürülebilirliğinin sağlanması halidir. Güvence, güvenin sürdürülebilirlik halidir. “Güvence” ile “güven ortamı” arasındaki ayrımı açmak, aslında bireyin varlığını koruma ile toplumsal ilişkilerin sürdürülebilirliğini ayırt etmek demek. Güven, özneye ilişkin, güvence toplumsal organizasyon ve kurumlarla ilgilidir. Kurumlar derken, hukukun üstünlüğünü temel alan yapılanmalar işaret edilmektedir. Bunu birkaç örnek üzerinden açımlayalım:
1. Nesne ve birey düzeyi: Güvence
Sigorta: Bir evin deprem sigortası, o evin varlık sürdürümünü güvence altına alır. Yani nesnenin (evin) varlığını korumak için alınmış bir tedbirdir.
Emeklilik maaşı: Bireyin yaşamını sürdürmesi için ekonomik güvence sağlar. Burada amaç, kişinin varlığını huzur içinde devam ettirmesidir.
2. Ortam ve toplumsal düzey: Güven ortamı
Hukukun üstünlüğü: İnsanların birbirine ve devlete güven duyması, adaletin sürdürülebilirliğiyle sağlanır. Bu, tek tek bireylerin değil, tüm toplumun güven ortamını korur. Devlet olgusunda amaçlananda budur. Toplumsal güven hali, bireysel güvenin güvencesidir.
Komşuluk ilişkileri: Mahallede herkesin birbirine selam vermesi, dayanışma göstermesi güven ortamını besler. Bu ortam sürdürülebilir olduğunda, tek tek bireylerin güvence ihtiyacı azalır.
3. Ayrımın özü
Güvence: Daha bireysel, somut ve nesneye/bireye dönük. “Benim varlığım korunsun.”
Güven ortamı: Daha kolektif, soyut ve sürdürülebilir. “Bizim aramızda güven devam etsin.” Bu güven geleceğin güvencesidir. Ön görebilirlik bu noktada devreye girer. Gelecek güvencesi özgür bireyin şimdisini güvenceye alır.
4. Bir örnekle birleşim
Bir işyerini düşünelim:
Çalışanların maaşları onların bireysel güvencesidir.
İşyerinde adil yönetim ve şeffaflık ise güven ortamını sağlar. Maaş tek başına yeterli değildir; ortam bozulursa huzur kaybolur. Ortam tek başına yeterli değildir; bireysel güvence yoksa varlık sürdürülemez.
Emeklilerin güvencesi, almış oldukları emekli aylıklarıdır. Bu aylıklar verilen değil, hak edilmiş olandır. Çalışarak gelir sağlayan ve bu gelirinden pirim ödeyen kişi geleceğini güvenceye almış olur. Ülkenin paydaşı olan emekli, her koşulda insan onuruna yaraşır bir gelire sahip olmalıdır. Bunun haklı gerekçesi devlet olgusunda yatmaktadır…
Yürüyen yorgun karanlıklar çözülür şafağa. Yürek atımlarından beslenir, kurtuluşun kavgası.
Umut yediveren gül olur düşünen tenlerde;
Gün olur, yarınlar gelir sevdalı kavuşmalarla!
Güvence bireyin nefesidir, güven ortamı toplumun havası. Nefes olmadan yaşanmaz, hava olmadan nefes alınmaz.
• “Güvence bireyin hakkı, güven ortamı toplumun vicdanı.”
• “Güvence olmadan huzur yok; güven ortamı olmadan gelecek yok.”
Güvence ve Güven Ortamı Manifestosu
• Güvence bireyin hakkıdır; güven ortamı toplumun vicdanıdır.
• Güvence, varlığın nefesidir; güven ortamı, nefesin alındığı havadır.
• Güvence olmadan huzur yok; güven ortamı olmadan gelecek yok.
• Bireyin güvencesi, toplumun güven ortamına; toplumun güven ortamı, bireyin güvencesine yaslanır.
• Güvence, yalnızlığı korur; güven ortamı, birlikte yaşamı büyütür.
• Güvence bireyin barınağıdır; güven ortamı, ortak meydanımızdır.
• Beslenme, barınma ve korunma varlık güvencesidir, varlıklarda yaşamın güvencesidir…