Dönem; Abdullah Gül dönemi... Nedir paylaştığım bu satırların önemi? Bu yazımda geçiyor bir mihmandar olarak Prof.Dr. İlber Ortaylı'nın kimliği... 13 Mart 2026 günü onu yitirdik; rahmetler olsun ve ona da zahmetler olmuştu dünlerde Queen Elizabeth ile Bursa gezisi...

Queen Elizabeth geldiğinde Bursa’ya, boynu bükük bir Tanrı kulu gibi dalınca camiye, türbeye… Olmalı bu işte bir entrika, bir İngiliz oyunu; kaynatıyorlar besbelli bu ülkenin, bu ulusun cenaze namazı öncesi suyunu…
Anımsayınız 2008 yılının Mayıs ayını… O günlerde bir konuğu vardı Bursa’nın…
O konuk; Hint kumaşına küsmüş olmalı ki bulunmaz Bursa ipeğinin aşkına düşmüş olan Elizabeth’di.

İlber Ortay’ım, kenar ortayım da yanında, bir de first’ümüz, lady’miz Nisa…
“Rahman” suresini dinlemişti kraliçe, “halis Bursa ipeği” başörtüsüyle…
Bursa’ya gelişi acep neyin dürtüsüyle?
Hangi kurnazlıkla; yakın durur İslam’a, kitaba, Kur’an’a ?
Oğlu Charles de böyle, anası da…
Düşünür dururum; / Bu ilginin acep ne vardır gerisinde ?
İslam’a yakınız…
İslam topraklarına da…
Yakınız toprakların yalnızca üstüne değil, altına da…
Yerin altındaki altına da…
Petrole de yakınız; yeni enerji yasanız sayesinde…
Ha bir de; bizim moruklara, yaşlılara, veteranlara
Söyle el değmemiş kıyılarınızda, dağ-tepe-bayırlarınızda
Öncelikle Bursa, Yalova
Ve de boş yer açıldıkça talandan ve orman yangınlarından Antalya, Muğla
Şöyle kafa dinlemek için az bir toprak…
“Aman efendim ne demek ?
İsteyen bir yüzsüz, vermeyen iki
Sanki burası kimin ülkesi ?
Sizi hiç kırar mıyız ?
Yabancıdan sayar mıyız ?
Henüz 20’lerde buradaydınız
Ah ne olurdu ebediyen duraydınız
İçimizde kaldı ince bir sızı, sizler terki diyar edince
İnanın uyuyamadık ne gece, ne gündüz
En nihayetinde işte böyle sizlerle bir araya gelince…”
Vur davula mehteran !
Karşında duruyor Britanyalı Sultan…
Avalon’un sisleri altındayken ülkesi
Osmanlı’nın zaferlerden halkası
Dalga, dalga yayıldı; senin eşliğinde
İşte bu uygarlığın beşiğinde
Vakur bir edayla at sürerken Alperenler’in
Bugün seni inim, inim inletip gerenlerin
“Yine iki ileri, bir geri olsaydı ne gam ?”
Geriletirken yedi düvelinin karşısında
Ülken pazara çıkmış sömürgenlerinin çarşısında…
Ah Hacıcavcav, ah be Karagözüm
Soytarılık da yapmak varmış, Elizabeth’in huzurunda
Bak bilesin; bundan böyle onlar yıkanacakmış kaplıcanın havuzunda…

2008 Mayıs ayında gerçekleşen gezinin ardından son durum ve benim sorum:
Prof. Dr. İlber Ortaylı neden sen de oradasın? Sen ki Tarih bilen uzmansın. İngiliz'in Osmanlı'ya düşmanlığını da, entrikasını da, sömürüsünü de en iyi sen bilirsin. Neden onlara karşı ses vermezsin?
Selma ERDAL; Bursa, Mayıs 2008

İşte o gün anlamıştım ki Prof.Dr. İlber Ortaylı da popüler kültürün elinde bir oyuncak... Nerede onda dik bir duruş halkı adına yanlışlıklara karşı çıkacak ve yaşadıkça da halkını aydınlatacak?
O yalnızca "Halkın yüzde 60'ını aptal olarak yaftalayan Aziz Nesin gibi" halkına üstten, üstten bakıp "salaklar" diye aşağılayan birisi olarak aklımızda kalacak...