İradi katılım millet olmanın ve devletin çatısını çatmanın olmazsa olmazıdır. İradeli olma olgusu, bilgi, bilinç ve istem sarmalıdır ki; omurgayı oluşturur. İrade beyanı ortaklığa giriş vizesidir. Birliktelik (millet olma) koruma, üretme ve adil olarak paylaşma temellidir. Fırsat eşitliği farklılıkların kabulü ve varlık sürdürmelerin güvenceye kavuşturulmasını gerektirir. Eğitim, üretim ve sağaltım; barınma, korunma ve beslenme sorunlarının çözümüne ilişkindir. Hal böyle olunca, milli irade var olmanın ve güvenlik içinde varlık sürdürmenin sigortasıdır. Farklı bir biçimde ifade edilirse; milli irade millet olmayı başarabilenlerin varlık güvencesidir!...
Ortak sorun çevresinde birleşenlerin istem, talep ve beklentileri milli iradenin özünü oluşturur. Katılım, denetim ve hesap sorma milli iradenin eylemli vücut bulma halidir. Milli irade milletin ortak ve temel sorunlarına çözümler üretir. Adil paylaşım milli iradenin olmazsa olmazıdır. Birliktelik ve güven bu temele dayanır. Mili irade milleti oluşturan tüm bireylerin temel haklarını güvenceye almalıdır. Kaynaklar, kurumlar ve makamlar millete aittir. Millete ait olan şeyler her koşulda ve kamu yararı temelinde kullanılmalıdır. Özgür iradi katılımlı birey, ülke varlıklarının ortağı ve hak sahibidir. Varlıklara ilişkin tasarruflarda mutlaka hak sahiplerinin onayı olmalıdır. Bu onay, siyasi partinin programında yapılacak şeyler listesinde var ise, birebir olmasa bile, dolaylı olarak onay alınmış olur.
Adil paylaşım, birliktelik ve güven üzerine kurulu bir yapı, milli iradenin güçlü ve sürdürülebilir olmasını sağlar. Milli irade bir toplumsal duyarlıktır.
Kaynaklar, kurumlar ve makamlar millete aittir. Millete ait olan şeylerin kamu yararı temelinde kullanılması gerekir. Demokrasi ile sosyal adalet ilkelerine bu açıdan bakmak gerekir. Bunun yanı sıra, bireylerin temel haklarının güvence altına alınması, bir toplumun sağlam bir şekilde ilerlemesi için vazgeçilmezdir.
Milli iradenin, bilinçli bir irade beyanı ve aynı doğrultuda katılım olduğunu vurguladık. Bu yönüyle milli irade kelimenin tam anlamıyla bir sivil oluşumdur. Sivil oluşum kurucu, yönlendirici ve yol göstericidir. Devlet güvencesi altında ve gerektiğinde devlete rağmen oluşturulan yapıcı toplumsal iradedir. Toplumsallığı, ortak sorunların çözümüne katkı sunmalarıdır.
Ulusal İstencin Sakatlanması
Ortak mülkiyetin yok sayılması: Vatandaşlar ülkenin asli ortaklarıdır. Toprak, su, enerji, maden ve kamu işletmeleri onların ortak mülkiyetidir. Vatandaşların ödediği vergilerle yapılan her şey aynı kapsamdadır. Bu mülkiyet hakkı dikkate alınmadığında, ulusal istencin temeli zayıflar.
Özelleştirmelerin rıza dışı yapılması: Halkın istem ve onayı olmadan gerçekleştirilen özelleştirmeler, demokratik meşruiyeti aşındırır. Ulusal istencin sakatlanması burada başlar: halkın ortak iradesi yerine sermaye çıkarları öne çıkar.
Temel haklarla uyuşmazlık: Mülkiyet hakkı yalnızca bireysel değil, kolektif bir haktır. Özelleştirme süreçleri bu hakkı daraltıyorsa, eşit yurttaşlık ilkesiyle çelişir.
Özelleştirme ve Temel Haklar
Demokratik katılımın ihlali: Siyasal haklar yalnızca oy vermekle sınırlı değildir; ekonomik karar süreçlerine katılım da ulusal istencin parçasıdır.
Adil paylaşımın bozulması: Kamu kaynaklarının getirisi toplumun geneline değil, dar bir kesime aktarılırsa, sosyal adalet erozyona uğrar.
Vatandaşlık bilincinin aşınması: Ortak mülkiyetin gaspı, bireylerin “ülkenin asli ortağı” olma bilincini zayıflatır.
Alternatif Yol
Katılımcı ekonomi: Özelleştirmeler ancak halkın doğrudan rızasıyla yapılmalı.
Şeffaflık ve denetim: Kamu kaynaklarının yönetiminde hesap verebilirlik, ulusal istenci korur.
Kamu yararı ölçütü: Eğer bir uygulama toplumun bütününe fayda sağlamıyorsa, özelleştirme değil, talandır.
“Ulusal istencin sakatlanması, halkın ortak mülkiyetinin sessizce el değiştirmesiyle başlar; rıza olmadan yapılan özelleştirme, demokrasinin damarına vurulan darbedir.”
Rıza ve katılımın olmadığı her uygulama temel hakları sakatlar. İstencin özü, yurttaşların ortak mülkiyet hakkının tanınması ve bu hakkın korunmasıdır. Zorbalıkla dayatılan kararlar, ulusal istencin ruhuyla bağdaşmaz; çünkü istencin kaynağı özgür irade ve eşit katılımdır.
Ulusal İstencin Korunması
1. Sahiplik
Vatandaşlar ülkenin tüm varlıklarının asli ortaklarıdır.
Toprak, su, enerji, maden ve kamu işletmeleri halkın ortak mülkiyetidir.
Bu mülkiyetin gaspı, ulusal istencin sakatlanmasıdır.
2. Katılım
Ekonomik ve siyasal kararlar halkın doğrudan rızasıyla alınmalıdır.
Özelleştirmeler, yalnızca demokratik katılım ve şeffaf denetimle meşru olabilir.
Katılımın yokluğu, eşit yurttaşlık ilkesini zedeler.
3. Kamu Yararı
Her uygulamanın ölçütü kamu yararıdır.
Kamu yararı gözetilmeyen özelleştirme, talandır.
Adil paylaşım, ulusal istencin sigortasıdır.
4. Zorbalığa Karşı
Zorbalıkla dayatılan hiçbir karar ulusal istencin parçası olamaz.
Ulusal istencin özü, özgür irade ve eşitliktir.
Rıza olmadan yapılan uygulama, hak gaspıdır.
“Ulusal istencin özü rızadır; zorbalıkla alınan karar, halkın iradesini değil, tahakkümü temsil eder.”
Özelleştirme özünde bir servet transferidir; kayrılarak kollanan kesimlere sunulan ve hak edilmemiş olan olanaklardır! Bu olanaklara kavuşturulanlar; siyasi, sosyal ve ekonomik olarak güçlenir!...
“Temel hakların ışığı, ulusal istencin yoludur; rıza olmadan alınan karar, halkın iradesini karanlığa gömer.”