Bireyin kimliği içinde bulunduğu topluma göre şekillenir. Oluş toplum temelli olduğu için, toplumdaki her değişim onu da etkiler. Toplum bireye kimlik kazandırdığı gibi, kimliğini kaybetmesine de neden olabilir! Bu olgu yönetilme biçimi ile ilgilidir. Birey olmak ile kul olmak arasındaki farkı görmek gerek…

Özgürlük:

  • Özne, kendi varlığını ancak özgür irade ile kurar. Özgür irade, verili koşulların belirlediği alanla sınırlıdır. Özne, bilgi, bilinç ve kültür tabanında vücut bulur.
  • Özgürlük, kimliğin nefesidir; o olmazsa kimlik boğulur. Kimlik öznenin olmazsa olmazı ve hatta varlık nedenidir. Bu nedenle kimliğini kaybetmek, özünde yok olmakla eş değerlidir.

Üretkenlik:

  • Üretim, kimliğin somutlaşmasıdır. Üretim özgürlük olduğu kadar bağımsızlıktır. Kimlik, üretilenlerin yaşam vitrininden yansımasıdır.
  • Üretkenlik, öznenin topluma ve doğaya katkısıyla kimliği canlı tutar. Katılımla özgürlük ve özgüven arasında kaçınılmaz bağlar mevcuttur. İradi katılım sivillik olgusunun olmazsa olmazıdır. Sivillik, yaşamın doğal akarıdır.

Bağımsızlık:

  • Bağımsızlık, kimliğin dış baskılardan korunmasıdır. Kendi ülkesinde egemen olma halidir. Doğasına, kaynaklarına ve değerlerine sahip çıkan özgür bireyler bağımsızdır.
  • Kimlik, ancak kendi kararlarını alabilen özneyle ayakta kalır. Bu ise, özgür iradi katılımlı birey demektir. Katılım, birliktelik, paylaşım, dayanışma ve güven demektir.

Yaratıcılık:

  • Yaratıcılık, kimliğin özgünlüğünü sağlar. Umut, yaratıcılığın serasıdır.
  • Yenilik ve hayal gücü olmadan kimlik sıradanlaşır.
  • Yaratıcılık, sorun çözme temellidir; yaşamsal gereksinimler özünde bir ihtiyaçtır.
  • Usta yapmadan, yapılacak olanı görendir; sanatçı gelecekteki yaşanılacak olanı şimdi yaşatandır. Usta yaptığına zekasını ve emeğini katarken; sanatçı ona yüreğini ekler…