Ne demek "take off" ? Öncelikle uçağın kalkışı için kullanılan İngilizce bir fiil/yüklem... Hele bir yerli uçaklar yapılsın; onu da görürüz inşallah ve nasip edecektir ki Yüce Mevla; uzaya da gidecekler maaşallah... Amen!
Amma ve lakin öncelikle şu take off aşaması gerçekleşsin de... Hani daha uçaklar yapılmadı ki ne take off aşaması diye hemen bana karşı çıkma ey ümmet! Benim sözüm ekonomideki take off aşamasına ilişkindir; ne demek isterim ki az sabret, o mevzuya da gireceğim elbet...
Efendim; 1960 yılında W.W.Rostow adlı ekonomi ve siyaset kuramcısı bir Amerikalı The Stages of Economic Growth: A Non-Communist Manifesto adlı bir çalışmasını yayınlamış. Kitabın adı Türkçe meali ile Ekonomik Büyümenin Aşamaları: Komünist Olmayan Bir Manifesto olarak bilinir memleketimiz cihetinde...
Bay Rostow bu kitabında toplumların birbirini izleyen beş aşamadan geçtiğini belirtmiştir. Bu aşamalar sırasıyla şöyledir:
1)Geleneksel toplum dönemi
2)Kalkışa hazırlık dönemi
3)Kalkış (TAKE OFF) dönemi
4)Olgunluğa geçiş dönemi
5) Refah (gönenç) toplumu dönemi, bir başka deyişle de TÜKETİM TOPLUMU dönemi...
Rostow bütün toplumların bu safhalardan geçtiğini, ancak azgelişmiş diye nitelenen ülkelerin bu safhaları tırmanmakta geciktiğini ifade etmiştir. Ona göre geleneksel toplum döneminde bulunan ülkelerde tarımsal üretim ekonomide büyük bir ağırlığa sahiptir. Üretim tekniği ilkeldir. İşbölümü hemen, hemen hiç yoktur. Toplumun ekonomik, siyasal ve hukuksal kurumları gelişmemiştir.
Bütün bunların doğal sonucu olarak ekonomi düşük gelir seviyesinde dengeye ulaşmıştır.
Kalkışa hazırlık dönemi; ekonomik kalkınmaya başlayabilmek için gerekli şartların oluşturulduğu dönemdir. Sermaye birikiminin hızlanması, teknolojik yeniliklerin artması ve ulaşım ağının kurulması bu şartların başlıcalarını oluşturmaktadır.
Yine bu dönemde toplumsal değişme de hızlanmaktadır. Bu tür değişmelerin içinde milliyetçilik akımının güçlenmesi dikkate değer bir özellik olmaktadır. Rostow'a göre; gelişme arzusu içinde olan toplumlar milliyetçiliğe önem vererek kendilerini gelişmiş ülkelerin zararlı etkilerinden koruyabilirler.
Kalkış dönemi (İngilizcesi ile take off aşaması); bir önceki dönemde başlayan kalkınma hamlesinin sürekliliğe dönüldüğü dönemdir. Rostow'a göre; kalkış döneminin üç temel şartından ilki; net yatırım artışının Milli Gelir'in en az yüzde onuna ulaşmasıdır. İkincisi; imalat/üretim sanayiinin yaygın şekilde kurulmasıdır. Üçüncüsü; modern yapıya uygun hukuksal, toplumsal ve siyasal kurumların oluşturulmasıdır.
Olgunluğa geçiş dönemi; yaklaşık olarak kalkış (take off) döneminden 20 yıl sonra başlayacaktır. Bu dönemin en önemli özelliği; kalkış dönemindeki öncü sektörlerin sayıca artması ve yaygınlaşmasıdır.
Ve son aşama olarak refah (gönenç) toplumu dönemi, bir başka deyişle de TÜKETİM TOPLUMU dönemi; olgunluğa geçiş döneminin başlamasından yaklaşık 40 yıl sonra gerçekleşecektir. Bu dönemde otomobil, televizyon, buzdolabı, çamaşır makinası gibi dayanıklı tüketim mallarının üretimi büyük bir gelişme gösterecektir. Ve hiç kuşkusuz ülke; UÇAK bile yapabilir duruma gelmiş olacaktır.
Yükselen gelirler bu tür mallara olan talebi arttırdığından bunların üretimi hızlanırken, alışılmış yiyecek ve giyecek maddelerine talep azalırken, gözler dış ülkelerde olanlara dönecektir.
Ülkemiz bağlamında Rostow'un kuramını ölçek aldığımızda; bizim için ancak iki aşamadan söz edebiliriz zannımca ki bu aşamalar da birinci ve beşinci aşamalar olsa gerek. Çünkü dünün geleneksel toplum yapısının tarımsal üretime dayalı ülkesi, ansızın basamakları bir çırpıda atlayarak, beşinci aşamaya gelmiştir; refah(gönenç) toplumu olduğuna ilişkin aldanışlarla TÜKETİM TOPLUMU oluvermiştir. Yaban mallarını satın alarak "son moda giysilerle sınıf atladığını/atlayabileceğini sanan kenarın dilberleri gibi" refah içinde yüzdüğünü sanmıştır.Bir başka deyişle; tarım toplumundan, tüketim toplumuna zıplayarak, kalkış(take off) aşamasını yaşamadığı için de paraşütsüz yere çakılmıştır.
UÇAK üretip, kalkış (take off) komutu verebilme girişimlerine gelince... Atalarımız ne derlerdi bu işe? Dereyi görmeden paçaları sıvama! Belki "aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış" da diyebilirlerdi, kim bilir?
Gününüz güzel geçsin; iyi bir gelecek için umutlarınız tükenmesin. Gerçi bu dileklerime ; yüzyıllar öncesinden Nasreddin Hocamız da bir ses verip "ölme eşeğim ölme, karpuz kabuğu yetişecek" derse... Orasını bilemem.
Ama Bay Kemal; Kullanışlı Kemal CHP'nin başında oldukça; yaşadığımız bu düzen sürer gider, birileri take off aşamasında yaşarken, halkın çoğunluğu da demokrasi, özgürlük, insan hakları bir yana daha çok ekmek ve su arar.